Genç Müslümanlar ve Yücel Teşkilatı’nın Karşılaştırmalı Analizi

Genç Müslümanlar ve Yücel Teşkilatı’nın Karşılaştırmalı Analizi

Bosna-Hersek’teki Genç Müslümanlar Teşkilatı, savaş yıllarının karmaşasında ve İslami kimliğin dışlandığı bir siyasi atmosferde, inanç temelli bir direniş örgütü olarak ortaya çıkmıştır. Makedonya’da ise Yücel Teşkilatı, Türk kimliğini ve kültürünü korumak amacıyla, özellikle eğitim ve basın alanlarında faaliyet göstermiş, komünist rejimin asimilasyon politikalarına karşı Türkler için sivil bir direniş sergilemiştir. Her iki yapı da Tito rejiminin baskıcı ve sekülerleştirici politikalarına karşı farklı zeminlerde benzer reflekslerle doğmuştur. Teşkilatlar, toplumsal meşruiyetlerini ise dini, kültürel ve milli değerlerle temellendirmiştir

Kuruluşları ve İdeolojik Yönelimleri

Her iki teşkilat da II. Dünya Savaşı ve sonrasında Yugoslavya topraklarında yaşanan siyasal dönüşümlerin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Genç Müslümanlar, 1941 yılı öncesinde Bosna-Hersek’te Müslüman gençlerin kimlik krizi ve temsil eksikliği yaşadığı bir dönemde, eğitimli Boşnak gençlerin girişimiyle kurulmuştur. Özellikle Yugoslav Müslüman Organizasyonu (YMO) lideri Mehmed Spaho’nun ölümünün ardından Boşnak Müslümanların siyasal sahnede sahipsiz kalması, bu hareketin oluşmasında belirleyici olmuştur.[1] Öte yandan, Yücel Teşkilatı, Makedonya Türklerinin maruz kaldığı sistematik asimilasyon politikalarına karşı bir savunma refleksiyle 1945 yılında kurulmuştur. Çünkü Makedonya’daki Türkler, Osmanlı sonrası dönemde siyasal temsilden mahrum bırakılmış, dinî ve kültürel hakları baskılanmış ve göçe zorlanarak toplumsal varlıkları zayıflatılmıştır. Her ne kadar siyasi bir hareket olarak ortaya çıkmış olsa da aynı zamanda Balkan Türkleri arasında milli kültür, edebiyat ve sanat alanında ilerlemeler sağlayan entelektüel bir hareket olmuştur.[2] Dolayısıyla her iki teşkilat da, kendi halklarının değerlerini ve varlığını koruma farkındalığıyla kurulmuştur.

İdeolojik açıdan bakıldığında, her iki örgüt de dini ve kültürel kimliklerini korumak istemiştir ancak, meselelere yaklaşımları ve öncelikleri farklı olmuştur. Genç Müslümanlar, İslam’ı modern düşünceyle bağdaştırmaya çalışan entelektüel bir yönelim taşımıştır. Üyeleri, dini bilgiye dayalı bir bilinç uyanışı ile toplumsal dönüşümü hedeflemişlerdir. Bu bağlamda, İslami düşünceyi Batılı önyargılardan arındırma ve yeni bir İslami modernite inşa etme amacı taşıdıkları söylenebilir.[3] Teşkilat, kendisini şu şekilde ifade etmiştir:

“Bu grubun amacı, Müslüman gençleri İslâm çerçevesinde eğitmek ve Müslümanlar arasında İslâmî bilinci yaygınlaştırmak ve sonra, toplumun ahlakî ve sosyal gelişimini sağlamaktır. Üyeler, iyi Müslümanlar olarak hareket etmeli, İslâmî çalışmaları yaygınlaştırmalı ve İslâm ile Müslümanların çıkarlarını savunmalıdır”.[4]

Kendilerini Türk milliyetçisi gençler olarak tanımlayan Yücelciler[5], daha çok Türk kimliği merkezli şekillenen, millî ve manevî değerleri birlikte korumayı amaçlayan bir çizgi izlemiştir. Makedonya’daki aydınlar ve çoğunlukla da öğretmenler tarafından kurulan teşkilat, Türk-İslâm kimliğinin güçlendirilmesi amacıyla eğitim faaliyetlerinin yürütülmesi, basın ve yayın organlarının çıkarılması, Makedonya Türklerinin sorunlarının çözülmesi, milli bilincin uyandırılması ve birliktelik ruhunun sağlanması konularında, komünist rejime karşı Makedonya sınırları içerisinde Türklere önderlik eden önemli bir teşkilatlanma olarak tarih sahnesinde yerini almıştır.[6] Böylece Yücelciler, edebî faaliyetler ve yayıncılık üzerinden millî uyanış gerçekleştirmeye çalışmış; İslam ile Türklüğü iç içe geçmiş bir şekilde ele almışlardır.

Örgütsel Yapıları ve Faaliyet Biçimleri

Genç Müslümanlar Teşkilatı’nın temelleri, 1939 yılında, Saraybosna’daki lise ve üniversite öğrencilerinin bir araya gelmesiyle atılmıştır. Belirgin bir hiyerarşik yapısı olmamakla birlikte, Tarık Muftić, Esad Karadozović, Husref Bašagić ve Emin Granov gibi isimler, kurucu kadro olarak öne çıkmaktadır. Genç Müslümanlar özellikle anti-faşist ve anti-komünist olduğunu beyan ettiğinden, II. Dünya Savaşı öncesinde aşırı milliyetçi Çetnik ve Ustaşalardan, savaş sırasında ve savaş sonrasında ise partizanlardan baskı görmüştür. Bu totaliter baskılardan dolayı yasal bir çerçeve içerisine yerleştirilemeyen hareket, faaliyetlerine uzun yıllar illegal olarak devam etmiştir.[7] Yücel Teşkilatı ise 1945 yılında Üsküp’te öğretmen ve aydınların öncülüğünde daha sistemli ve tüzüklü bir yapıyla kurulmuş, liderliğini Şuayip Aziz ve Nazmi Ömer gibi figürler üstlenmiştir. Bu hareket sayesinde Balkanlar’da bitme seviyesine gelmiş olan Türk edebiyatı yeniden canlanmaya başlamıştır. Büyük bir çoğunluğu öğretmen olan teşkilatın üyeleri, hem yetiştirdikleri öğrencileri edebî ürünler verme noktasında yönlendirdiler hem de çıkardıkları gazete ve dergiler etrafında Milli bir edebiyatın şekillenmesine yardımcı olmuşlardır.[8]

Faaliyet biçimleri açısından bakıldığında, Genç Müslümanlar daha çok İslam’ın entelektüel boyutunu tartışan bir hareket olarak öne çıkmıştır. Genç Müslümanlar, dönemlerinin problemleri hakkında çözümler üretmeye yönelik çalışarak, Müslüman gençliğin teşkilatlanmasının gerekliliğini gündeme getirmişlerdir.[9] Eğitim odaklı toplantılar ve İslami yenilenmeyi tartışan yazılar, teşkilatın temel faaliyetlerini oluşturmuştur. Savaş yıllarında ise teşkilat üyeleri, yalnızca fikirsel değil, yardımlaşma ve dayanışma faaliyetlerinde de aktif roller üstlenmişlerdir. Örneğin Aliya İzzetbegoviç, doğrudan El-Hidaye isimli kuruluşla çalışmamış olsa da, gönüllü bir yardım derneği olan Merhamet ile ilişkili olduğunu belirtmiştir.[10] Dernek, özellikle savaş döneminde mültecilere yönelik yardım ve gıda desteği sağlama konusunda önemli bir işlev görmüştür.

Diğer yandan Yücelciler, temelde Türk kimliğini korumaya yönelik faaliyetlere odaklanmıştır. Dönemin Yugoslavya Türk aydınları arasında başlayıp, dalga dalga bütün ücra köylere kadar yayılan bu teşkilatın faaliyetleri, daha çok milli kültürün korunması, kimliksizleştirmeye karşı durma, asimilasyonları önleme ve komünist rejime uyum sağlamak istememe amacı etrafında şekillenmiştir.[11] Çoğunluğu öğretmenlerden oluşan Yücel mensupları, hem yetiştirdikleri öğrencileri edebî ürünler verme noktasında yönlendirmiş hem de çıkardıkları gazete ve dergiler etrafında milli bir edebiyatın şekillenmesine yardımcı olmuşlardır. Yücelciler, kendi dönemlerinde birçok ilki de başarmışlardır. İlk Türk okulu olan ve günümüzde de eğitim-öğretim hizmetini sürdüren “Tefeyyüz” okulunun açılması, yeni Türk alfabesi ile okuma kitaplarının basımı, Üsküp Radyosunda ilk Türkçe yayın yapmak gibi birçok yeni adımı atmışlardır.[12] Bununla birlikte, millî şuur oluşturma noktasında önemli gördükleri bazı eserleri de Türkiye’den Yugoslavya topraklarına getirmişlerdir. Mehmet Akif, Ziya Gökalp, Mehmet Emin Yurdakul, Namık Kemal ve Yahya Kemal Beyatlı’nın eserleri, en çok okutulan eserler arasında yer almıştır.[13] Makedonya’da Türkçe-Makedonca, Makedonca-Türkçe lügat hazırlamak için çalışma yapan ilk kişiler de yine Yücelciler olmuştur.[14]

Rejim ile İlişkileri

Genç Müslümanlar ve Yücelciler, faaliyetlerini geniş bir coğrafyaya yaymakla birlikte, Genç Müslümanlar, Saraybosna’nın yanı sıra Ljubljana ve Belgrad gibi şehirlerde örgütlenmiş, Yücel Teşkilatı ise özellikle Makedonya’nın Türk nüfusunun yoğun olduğu bölgelerinde etkili olmuştur. Gizlilik esasına dayanan yapılanmaları nedeniyle her iki hareket de rejim tarafından tehdit olarak algılanmıştır. Teşkilatların üyeleri ise baskıya uğramış, tutuklanmış ve yargılanmıştır. Her iki teşkilat da kurulduğu dönem itibarıyla Yugoslavya’daki otoriter ve seküler devlet anlayışıyla açık bir gerilim yaşamıştır. Genç Müslümanlar, Tito liderliğindeki komünist rejimin sekülerleşme politikalarına karşı İslamî değerleri savunan entelektüel bir karşı duruş sergilemişlerdir. Bu süreçte ise herhangi bir şiddet eylemine başvurmadan, düşünsel üretim yoluyla varlık göstermiştir. Ancak iktidardaki rejim, bu fikrî faaliyetleri bile tehdit olarak görmüş, örgütün pek çok üyesini ağır cezalara çarptırmıştır ve Genç Müslümanlar’ı yıldırmak için 1947, 1948, 1949 ve 1983 yıllarında manipüle edilmiş yargılama süreçlerini başlatmıştır.[15] Baskıların en yoğun olduğu bu dönemde, örgütün önde gelen üyelerinden Hasan Biber, Nusfer Fazlibegoviç, Halid Katjaz ve Omer Stupac ömür, boyu hapis cezasına çarptırıldı.[16] Diğer üyelerin birçoğu ise hapis cezasına çarptırıldı. Bu süreçte Aliya İzetbegoviç de üç yılını hapiste geçirmiştir.[17]

Genç Müslümanlar Örgütü, yasa dışı olmasına rağmen gizli faaliyetlerini sürdürmeye devam etmiştir. 1956’dan itibaren, Aliya İzetbegoviç, Salih ve Ömer Behmen, Vahid Kozariç, İsmet Kasumagiç gibi Panislamizm destekçilerinin bazıları örgüt yapılarını yenilemeye başlamışlardı.[18] Genç Müslümanlar Teşkilatı, çoğunluğu Aliya İzetbegoviç tarafından yazılmış olan İslâm Bildirisi’ni (Islamska Deklaracija) 1970’te yayımladı. Bildirisi’nde İzetbegoviç, Yücel Teşkilatı’nın aksine, millet meselesine değinmedi. Müslümanları, bir millet olarak değil, İslâm birliği dünyasının üyeleri olarak değerlendirmiştir:[19]

Yücel Teşkilatı da benzer şekilde, Makedonya Türklerinin kültürel ve dini kimliğini korumaya çalışırken, Yugoslavya’nın Türklere yönelik asimilasyon ve baskı politikalarıyla karşı karşıya kalmıştır. Türk kimliği merkezli bir uyanış hareketi olan Yücelciler, refim tarafından ayrılıkçı ya da karşı-devrimci bir tehdit olarak algılanmıştır. Teşkilat’ın gelişmelerinden rahatsız olan yönetim, 1947’de bir ihbarı gerekçe göstererek apar topar tutuklamalara ve soruşturmalara başlar. Ağustos 1947’de ilk tutuklamalar gerçekleşir. Zamanın ileri gelen tüm aydınları, bir gecede vatan haini ilan edilmiş ve mahkeme kararları ile hüküm giymişlerdir.[20]

“İlk grup tutuklu 16 kişinin duruşması 19 Ocak 1948’de başladı. Bu süreçte, basın aracılığıyla ve hoparlörler kullanılarak, Yücelciler aleyhinde kamuoyu oluşturulmakta, Türkler sindirilmeye ve psikolojik baskı altına alınmaya çalışılmaktaydı. Tutuklanan Türklerin, avukat tutmalarına izin verilmedi.”[21]

27 Şubat 1948 tarihinde ise göstermelik bir yargılama neticesinde, Şuayb Aziz, Ali Abdurrahman, Nazmi Ömer Yakup ve Adem Ali idama mahkûm edildiler. Kararın ardından Yücelciler, İdrizova’daki hapishaneye götürüldü. 27 Şubat 1948 tarihinde, hapishaneden kamyona bindirilerek, Suşitsa köyüne götürülürler. Köyün girişinde, 4 kahraman kurşuna dizilerek şehit edildi.[22] Bu acımasız olayın ardından, Mayıs 1948’de ikinci ve üçüncü grup tutuklanmalar gerçekleşti ve Yücel davasında toplamda 60 kişi hüküm giymiş oldu.[23] Tutuklamaların ardından, bölgedeki Türk toplumuna gözdağı vermek, ve ülkeyi terk etmelerini sağlamak amacıyla Türklerin yaşadığı mahallelerde mitingler düzenlenmiştir.[24] Mitinglerde, Yücelciler aleyhine sloganlar attırılmış ve toplantılar düzenlenmiştir. Katılmayanlar ise rejim düşmanı ilan edilerek, can ve malları ile tehdit edilmişlerdir.[25] Mehmet Ardıcı, “Yücelciler 1947 – Makedonya’da Müslüman Direnişi” adlı kitabında, yakalanan üyelere yapılan işkenceleri açıkça ifade etmiştir.[26] İşkencelere maruz kalan kişilerden birisi olan Ardıcı, işkenceler sırasında Yücelcilerin insanlık dışı işkencelere maruz bırakıldığını anlatmıştır.[27] Dolayısıyla, her iki teşkilat da komünist rejimin tahammül edemediği kültürel-siyasi oluşumlar olarak görülmüş ve devletin baskısıyla karşı karşıya kalmıştır.

Sonuç

1912 ile 1945 yılları arasında, Balkan Türklerinin mevcudiyetlerinin garanti altında olmadığı ve varoluş mücadelesinin verildiği bir dönemdi. Bu dönemde, Balkanlar’ın çeşitli bölgelerinde, hakları tehdit altında olan Türkler, Boşnaklar ve Arnavutlar bir teşkilatlanma sürecine girmişlerdi. Bosna’da Mladi Muslimani Teşkilatı kurulurken, Makedonya Türkleri de o yıllarda Yücel Teşkilatı’nın temellerini atma telaşı içerisindeydiler. Her iki teşkilat da halklarının dini, kültürel ve milli değerlerini korumak, baskı ve asimilasyon politikalarına karşı kendi yöntemleriyle direnmişlerdir. Dönemin baskıcı rejimi tarafından sert müdahalelere maruz kalan Genç Müslümanlar ve Yücel Teşkilatı’nın üyeleri tutuklanmış, cezalandırılmış ve hatta hayatlarını kaybetmişlerdir. Tüm bu zorluklara ve engellere rağmen, Genç Müslümanlar ile Yücel Teşkilatı’nın mirası bugün hâlâ canlıdır ve nesiller için birer ilham kaynağı olmayı sürdürmektedir. Bu iki hareket, farklı coğrafyalarda farklı yöntemlerle varlık göstermiş olmalarına rağmen, özünde aynı amaca hizmet etmişlerdir. Yok sayılmaya çalışılan kimliklerin, inancın ve kültürün yaşatılması için bir umut ışığı olma gayretinde olmuşlardır. Onların bu direnişi, bugün de Balkanlar’da yaşayan toplumlar için bir gurur kaynağı olmaya devam etmektedir.

KAYNAKÇA

Behmen, Ömer. Genç Müslümanlar (1939–2005) Bosna Hersek. İstanbul: ANT Kreaktif Yayınları, 2008.

Bozkurt, Giray Saynur. “Tito Sonrası Dönemde Eski Yugoslavya Bölgesindeki Türkler ve Müslümanlar.” Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi / Journal of Turkish World Studies 10, no. 2 (2010): 51–95.

Emin, Samedin. “Yücelcileri Anarken.” Time Balkan. 6 Nisan 2016. https://timebalkan.com/yucelcileri-anarken/.

Eriş, Eren Atala. Yücelciler: Yugoslavya’da Gizli Türk Teşkilatı. İstanbul: Mavi Gök Yayınları, 2022.

Fahriye Emgili, “Bosna‑Hersek’te İslam Birliği Ülküsü,” Demokrasi Platformu Dergisi 10, no. 35 (2021): 190-228.

İzzetbegoviç, Aliya. “Dünden Bugüne Mladi Muslimani Teşkilatının Etkisi Üzerine – 1.” Haksöz Haber Okulu. Erişim 23 Haziran 2025. https://www.haksozhaber.net/okul/dunden-bugune-mladi-muslimani-teskilatinin-etkisi-uzerine-1-685yy.htm.

İzetbegoviç, Aliya. Islamska deklaracija. Sarajevo, 1990.

Koca, Selçuk Kürşad. “Balkan Türklerinin Yakın Dönem Kahramanları: ‘Yücelciler’.” Akademik Bakış Dergisi 60 (Mart–Nisan 2017): 76–84. http://www.akademikbakis.org/makaleler/998535060_06_Selcuk_Kursad_KOCA.pdf.

Öz, Asım. Ömer Behmen ve Genç Müslümanlar Hareketi. Saraybosna: Mayıs 2009. Çevrim içi erişim https://www.muharrembalci.com/hukukdunyasi/Aliya/2269.pdf.

Sanlı, Ferit Salim. “Yücel Hareketi ve Makedonya Türklüğü.” Düşünce Dünyasında Türkiz 3, no. 18 (2012): 33–48. Erişim 28 Haziran 2025. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/3173662.

Tunç, Bilal, ve Meryem Canbay. “Makedonya’daki Türklerin Özgürlük Mücadelesinde Yücel Teşkilatının Yeri ve Önemi.” İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi 10, no. 4 (2021): 3884–3898. https://www.itobiad.com/tr/pub/issue/66167/1001064.


[1] Fahriye Emgili, “Bosna‑Hersek’te İslam Birliği Ülküsü,” 196.

[2] Tunç ve Canbay, “Yücel Teşkilatının Yeri ve Önemi,” 3893.

[3] Fahriye Emgili, “Bosna‑Hersek’te İslam Birliği Ülküsü,” 198.

[4] Behmen, Genç Müslümanlar (1939–2005), 36.

[5] Eren Atala Eriş, Yücelciler: Yugoslavya’da Gizli Türk Teşkilatı (İstanbul: Mavi Gök Yayınları, 2022), 21.

[6] Tunç ve Canbay, “Yücel Teşkilatının Yeri ve Önemi,” 3892.

[7]  Öz, “Ömer Behmen ve Genç Müslümanlar”, 2.

[8] Tunç ve Canbay, “Yücel Teşkilatının Yeri ve Önemi,” 3893.

[9] Fahriye Emgili, “Bosna‑Hersek’te İslam Birliği Ülküsü,” 198.

[10] İzzetbegoviç, “Dünden Bugüne Mladi Muslimani.”

[11] Koca, “Balkan Türklerinin Yakın Dönem Kahramanları,” 78.

[12] Koca, “Balkan Türklerinin Yakın Dönem Kahramanları,” 78.

[13] Koca, “Balkan Türklerinin Yakın Dönem Kahramanları,” 78.

[14] Tunç ve Canbay, “Yücel Teşkilatının Yeri ve Önemi,” 3892.

[15] Öz, “Ömer Behmen ve Genç Müslümanlar”, 8.

[16] Fahriye Emgili, “Bosna‑Hersek’te İslam Birliği Ülküsü,” 202.

[17] Fahriye Emgili, “Bosna‑Hersek’te İslam Birliği Ülküsü,” 202.

[18] Fahriye Emgili, “Bosna‑Hersek’te İslam Birliği Ülküsü,” 207.

[19] Fahriye Emgili, “Bosna‑Hersek’te İslam Birliği Ülküsü,” 204.

[20] Koca, “Balkan Türklerinin Yakın Dönem Kahramanları,” 79.

[21] Koca, “Balkan Türklerinin Yakın Dönem Kahramanları,” 79.

[22] Samedin Emin, “Yücelcileri Anarken,” Time Balkan, 6 Nisan 2016, https://timebalkan.com/yucelcileri-anarken/.

[23] Emin, “Yücelcileri Anarken.”

[24] Koca, “Balkan Türklerinin Yakın Dönem Kahramanları,” 83.

[25] Koca, “Balkan Türklerinin Yakın Dönem Kahramanları,” 83.

[26] Tunç ve Canbay, “Yücel Teşkilatının Yeri ve Önemi,” 3894.

[27] Tunç ve Canbay, “Yücel Teşkilatının Yeri ve Önemi,” 3894.Bu dönemde, Balkanlar’ın çeşitli bölgelerinde, hakları tehdit altında olan Türkler, Boşnaklar ve Arnavutlar bir teşkilatlanma sürecine girmişlerdi.

Benzer Yazılar

Yorum Yap