Sultan II. Abdülhamid Döneminde Pirlepe’deki İmar ve Bayındırlık Faaliyetleri

Sultan II. Abdülhamid Döneminde Pirlepe’deki İmar ve Bayındırlık Faaliyetleri

II. Abdülhamid Balkanları elde tutmak için çok yönlü bir siyaset izlemiştir. Bu bağlamda, geleneksel askeri yöntemlerin ötesine geçen padişah, Balkanlar’da siyasi, kültürel ve sosyo-ekonomik bir dizi reform sürecine girişmiştir. Sultan’ın en dikkat çekici stratejilerinden biri eğitim alanında olmuştur. Bölgedeki Osmanlı sadakatini güçlendirmek ve halkı merkezi yönetime daha bağlı hale getirmek amacıyla iptidailer, rüştiyeler ve idadiler gibi çok sayıda eğitim kurumu açılmıştır. Bu okullar, yalnızca dini eğitim değil; modern bilim, tarih ve coğrafya gibi derslerle Osmanlı kimliğini pekiştirmeyi hedeflemiştir. Ayrıca, eğitim yoluyla bölgedeki farklı etnik gruplar arasında bir Osmanlı üst kimliği oluşturulmak istenmiş ve yerel aydınlar bu çerçevede devletle daha sıkı bir ilişki kurmaya teşvik edilmiştir[1]. Eğitim faaliyetlerinin yanında imar ve bayındırlık alanında da önemli yatırımlar yapılmıştır. Demiryolu hatlarının döşenmesi, karayolu inşaatları ve haberleşme ağlarının genişletilmesiyle bölgenin İstanbul ile olan bağlantısı kuvvetlendirilmiştir.

Sultan II. Abdülhamid Döneminde Taşra Denetimi ve Entegrasyon Politikaları

Balkan coğrafyasında İngiltere, Avusturya‑Macaristan ve Rusya başta olmak üzere büyük devletler arasındaki rekabet, Osmanlı Devleti’nin tamamen tasfiye edilmesini belirli ölçüde geciktirmiştir. Bu ortamda Sultan II. Abdülhamid, elde kalan vilayetleri muhafaza edebilmek amacıyla kapsamlı bir ıslahat programı yürürlüğe koymaya çalışmıştır. Özellikle mali, askeri ve eğitim alanlarında gerçekleştirilen düzenlemeler hem imparatorluğun merkezî kontrolünü güçlendirmeyi hem de Balkan eyaletlerinde artan dış müdahalelere karşı bir denge unsuru oluşturmayı hedeflemiştir[2].

Konunun sınırları çerçevesinde günümüzde Kuzey Makedonya sınırları içerisinde yer alan Pirlepe şehrinde Osmanlı idaresinin bölgeyi elde tutma amacıyla gerçekleştirdiği faaliyetler üzerinde durulacaktır. Pirlepe, Makedonya’nın önde gelen şehirlerinden biri olup Üsküp’ün güneyinde, Babuna Dağları’nın eteklerinde yer almaktadır. Şehir, verimli topraklara sahip Pelagonya Ovası’nın kuzey kesiminde konumlanmıştır. Orta Çağ’da küçük bir Slav krallığının başkenti olan Pirlepe, Osmanlı hâkimiyetine 1395 yılında girmiş ve 1912 yılına kadar Osmanlı idaresinde kalmıştır. Bu dönemde şehir, güneydeki Yunan sınırından kuzeydeki Solunska Glava Dağı’na kadar uzanan geniş bir coğrafyanın merkezi konumuna gelmiştir[3]. I. Dünya savaşı sırasında, 1915-1918 yılları arasında Bulgar işgalinde kalan Pirlepe, 1918’den sonra, Sırp krallığının bir parçası haline gelmiştir. 1929-1941 arası Yugoslavya’ya bağlı kalmıştır. 1941-1944 arası Bulgaristan’da kalan bölge, 1944-1991 arası Yugoslavya’ya bağlı kalmıştır. 1991 yılında Yugoslavya’nın yıkılmasıyla bölge Makedonya’nın bir parçası olmuştur[4]. Sultan II. Abdülhamid döneminde Pirlepe’de yürütülen eğitim ve kültürel faaliyetler, Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki otoritesini muhafaza etme çabasının önemli bir parçasını teşkil etmektedir. Bu dönemde Osmanlı idaresi, özellikle Bulgar, Yunan ve Sırp milliyetçiliklerinin artan etkisine karşı, eğitim kurumları, dil politikaları, dini yapılar ve kimlik inşası gibi alanlarda çok yönlü bir mücadele yürütmüştür.

Bulgar Eksarhlığı ve Eğitim Yatırımları

Pirlepe, Eksarhlığın eğitim stratejisinde önemli bir merkez hâline gelmiştir. Şehirde Bulgarca eğitim veren ilkokullar, rüştiyeler ile kız ve erkek öğrenciler için ayrı eğitim kurumları tesis edilmiştir. Bölgede var olan bir kilisenin müştemilat arsası üzerine bir Bulgar mektebi yapılması kararlaştırmış ve Bulgar cemaatinin zenginleri tarafından bu okulun masraflarının karşılanması mecliste kabul edilmiştir. Ayrıca arsa için senelik 40 kuruşluk bir öşr vergisi alınmasında sakınca görülmemiştir[5]. Sadece eğitim alanında değil dini alanda da bölgede yeni yapılar yükselmeye devam etmiş. Pirlepe’ye bağlı, Tsarevik köyünde mevcut kilisenin harap bir biçimde olduğu ve yeniden yapılması için Bulgar cemaat reisi talepte bulunmuştur. Bu köy Bulgar ahalisinden müteşekkildir. 40 hanede toplam 64 kişi yaşamaktadır. Kilise inşaatı için ihtiyaç duyulan meblağ köy ahalisi tarafından toplanacaktır. İhtiyaç duyulan sarf malzemenin listesi ve fiyatı da belirlenerek meclise sunulmuştur[6]. Yine Pirlepe’nin Selce-i Kârib’de bir Bulgar mektebi yapımına padişah izin vermiştir[7].

Yunan ve Sırp Okullarıyla Rekabet

Pirlepe’deki Rum Ortodoks nüfusun korunmasına yönelik olarak Yunan Ortodoks Patrikhanesi, Osmanlı topraklarındaki Rumların dini otoritesi sıfatıyla aktif rol oynamıştır.

Bu kapsamda açılan Yunan okullarında eğitim dili Rumca olup müfredat büyük ölçüde Helen kimliğini pekiştirmeye ve öğrencilerde Yunanistan’a kültürel bağlılık hissini geliştirmeye yönelik hazırlanmıştır. Benzer şekilde, Sırp milliyetçiliği de bölgeye nüfuz etmeye çalışmış ve Sırpça eğitim veren okullar açma girişimlerinde bulunmuştur. Böylece Pirlepe, XIX. yüzyıl sonlarında ve XX. yüzyıl başlarında Bulgar, Yunan ve Sırp unsurlar arasında bir tür kültürel ve eğitsel rekabetin merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Bu rekabet, yalnızca öğrenci kazanma mücadelesiyle sınırlı kalmamış, aynı zamanda bölge halkı üzerinde kimlik inşasına yönelik bir nüfuz mücadelesine dönüşmüştür. Sırpların burada okullarının bulunmasından Bulgarlar rahatsız olmuşlardır. Hatta bölgede mektep için ruhsat alan bir Sırp okulunun iptali için meclise arzuhal vermişlerdir[8]. Bu durum iki etnik unsur arasında kavgaya sebep olmuş hatta kaymakamın görevden alınarak yerine daha güçlü bir ismin gelmesi teklif edilmiştir[9]. Bölgedeki asayiş problemleri sürekli artınca devlet hem Müslüman mahallesine hem de Hristiyan mahallesine birer karakol inşa ettirmeyi teklif etmiştir.

Osmanlı Devleti’nin Karşı Politikaları

Bulgar ve Rumların bölgedeki faaliyetleri din ve eğitim alanındaki çalışmaları bölgedeki Müslüman ahaliyi de bu konuda çalışmalar yapmaya teşvik etmiştir. Pirlepe’de yeteri kadar iptidai bulunduğunu ve Evsat (Sredno) mahallesinde var olan iptidai mektebinin bir kısmının genişleterek kız mektebi yapılması talep edilmiştir. Bu belgede de aslında diğer yapılarda olduğu gibi maddi desteğin halk tarafından verildiğini görmekteyiz[10]. Bir bölgenin elde tutulması için yapılması gereken en önemli işlerden birisi de haber alma unsurularını güçlü bir şekilde inşa etmektir. II.Abdülhamid, Pirlepe’de bulunan posta ve telgraf binasının tamiri için gerekli nakdi yardımın yapılmasına karar vermiştir[11].

Sadece Pirlepe merkeze değil, nahiyelerinin de haberleşme ihtiyacı karşılanmaya çalışılmıştır. Örneğin Murbihve karyesine bir telgraf hattı çekilmesi ve yine burada bir merkez açılması kararlaştırılmıştır[12]. Bölgede faaliyet gösteren Rum, Bulgar ve Sırplara karşı Osmanlı Devleti önlemler almaya devam etmiştir. Bu doğrultuda Pirlepe’de halkın yardımıyla bir Süvari alayı inşa etmeye karar vermişlerdir. Bölgenin zenginlerinde bu inşaatın parası toplanması hedeflenmiştir[13].

Halktan para toplarken halkın içinde bulunduğu maddi durum gözetilmiş ve baskı yoluyla para toplanmaması gerektiği, halkın hür iradesiyle yardımı yapmaları gerektiği merkez tarafından bölge idarecilerine bildirilmiştir[14]. II. Abdülhamid Döneminde gerçekleştirilen bir diğer çalışma da Pirlepe Hapishanesinin tamiri, devlet bunun için gerekli harcırahı nafıa üzerinden bölgeye göndermiştir[15]. Devletin içinde bulunduğu durum her nekadar kaotik olsa da halkının imdadına yetişmek için sosyal devlet anlayışla mücadele etmiştir. Pirlepe’de meydana gelen selde evlerini kaybeden halk için yeni evlere inşaa ettirmiş ve ihtiyaçlarını kendisi karşılamıştır[16].

SONUÇ

Sultan II. Abdülhamid dönemi, Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki varlığını sürdürmek için yoğun bir çaba sarf ettiği, devletin hem askeri hem de sosyo-kültürel açıdan yeniden yapılanmaya çalıştığı bir dönem olmuştur. Bu perspektifte Pirlepe, Osmanlı’nın bölgedeki nüfuzunu koruma politikalarının küçük ama anlamlı bir örneğini teşkil eder. Eğitim kurumlarının açılması, haberleşme ağlarının güçlendirilmesi, dini ve askeri yapılarla şehir dokusunun desteklenmesi gibi faaliyetler, merkezi otoritenin taşra üzerindeki denetimini artırmaya ve halk arasında Osmanlı kimliğini pekiştirmeye yönelik olmuştur.

Bununla birlikte Pirlepe’de yürütülen imar, eğitim ve sosyal yardımlaşma faaliyetleri yalnızca devletin otoritesini sürdürme çabasını değil, aynı zamanda halkın refahını önceleyen bir yönetim anlayışını da yansıtmaktadır. Bulgar, Yunan ve Sırp milliyetçiliklerinin etkisiyle sarsılan bölgede, Osmanlı Devleti yerel halkla iş birliği içinde hareket etmiş gerek dini gerekse kamusal yatırımlar aracılığıyla bölgenin Osmanlı sistemine entegrasyonunu sağlamaya çalışmıştır. Bu yönüyle Pirlepe örneği, II. Abdülhamid’in Balkan politikalarının hem ideolojik hem de pratik yansımalarını göstermesi bakımından dikkat çekici bir model oluşturmaktadır.

Not: Bu metin 5. Uluslararası Balkan Çalışmaları Kongresi’nde sunulmuştur.

EK

Pirlepe’de bulunan kilisenin müştemilat arsası üzerine yeni yapılacak olan kilisenin planı. (BOA İ. AZN. 5/15)

Pirlepe’de inşa olunacak Rum kilisesinin planı: (BOA. İ. HR. 250/14872)

Pirlepe Köy bekçisinin fotoğrafı: (BOA. TFR. I.. FTG. 1/2 1315)


[1] Selçuk Akşin Somel, Osmanlı’da Eğitimin Modernleşmesi (1839-1908) İslamlaşma, Otokrasi ve Disiplin, İletişim Yayınları, İstanbul, 2019, s.25.

[2] Mehmet Hacısalihoğlu, “Balkanlarda Muhalif Hareketler ve Sultan Abdülhamid” Sultan II. Abdülhamid Dönemi, Ed. Mehmet Bulut, Muhammet Enes Kala Vd., İZÜ Yayınları., İstanbul, s. 116.

[3] Machiek Kiel, “Pirlepe”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, İSAM Yayınları, İstanbul, 2019, s. 398.

[4] Kiel, a.g.e. s.  401.

[5] BOA, İ. AZN, 5/15, Lef 1, 9 Zilkade 1310

[6] BOA İ. AZN, 25/27, Lef 6, 20 Cemaziye’l-ahir 1314.

[7] BOA İ. AZN, 39/45, Lef 2, 29 Cemaziye’l-evvel 1318.

[8] BOA, BEO, 1046/78439, Lef, 1, 5 Muharrem 1313.

[9] BOA, DH. ŞFR, 216/113, Lef, 1 16 Muharrem 1313.

[10] Yıldırım Ağanoğlu, Osmanlı Yönetiminde Makedonya, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Ankara, 2005, s. 229.

[11] BOA İ. ŞD. 100/5986,  Lef 2, 12 Mart 1306

[12] BOA, İ. PT., 23/16, Lef 4, 28 Mayıs 1322

[13]BOA, DH. MKT, 2210/ 51, Lef 1, 7 Nisan 1315

[14] BOA, DH. MKT, 2050/83, Lef 1, 25 Haziran 1308

[15] BOA, DH. MKT, 561/1, Lef 1, 11 Safer 1320

[16]  BOA, DH. MKT, 2519/42 lef 1, 22 Nisan 1317

Benzer Yazılar

Yorum Yap